0807_test
 
Haberler(Arşivli)
Duyuru
İSRAİL ZALİMİNİ LANETLİYORUZ!!!

YÜREĞİMİZ HÜZÜN DOLU...

YÜZLERCE CAN YÜRÜDÜ HAKK'A

YÜZLERCE YARALI VAR

ÇOCUKLAR YETİM, YÜREKLER YARALI...

EMPATİYE ANLAM YÜKLEME ZAMANIDIR ARTIK

VE BİRİLERİ OLACAKSAK, İŞTE HEPİMİZ FİLİSTİN'İZ,

HEPİMİZ FİLİSTİN'LİYİZ DEME ZAMANIDIR!!!

ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM...

...

Gönderen ali vasfi, Pazartesi, 29 Aralık 2008 13:25 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Haber
MEHMET AKİF ERSOY'U ANIYORUZ

27 Aralık 1936 da kaybettiğimiz, İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u vefatının 72.yılında rahmet ve şükranla anıyoruz.Üstad Ersoy, istiklal mücadelesinin ardından, Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin dediği 10 kıtalık İstiklal Marşımız her satırında bu milletin özünü,benliğini,mücadelelerini nakış nakış anlatan bir üslüpla kaleme almıştır.Törenlerde sadece iki kıtasını okuduğumuz İstiklal Marşımız aynı zamanda geleceğe dair nasıl bir duruş içinde olmamız gerektiğini de veciz ifadelerle anlatmaktadır. İşte üstadın kaleminden İstiklal marşının son kıtası;

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl

Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul’da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih’in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi geçmektedir) dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Ragif’tir. Ragif, ebced hesabıyla hicri 1290 rakamına karşılık gelmektedir ve bu rakam Akif’in doğum tarihidir.
Akif, Osmanlı devletinin hasta adam ilan edildiği ve bu görüşün dönemin devlet adamlarına ve aydınlarına uğursuz bir hastalık gibi bulaştığı, çöküş şartlarının hemen herkeste çözülme, umutsuzluk, panik yarattığı, buna rağmen hemen herkesin bir şeyler yapma çabasında olduğu bir dönemdir.
2. Mahmut’un, 3. Selim’in başlattığı yenileşme hareketleri, Tanzimat doruk noktasına varıyor ve bugüne kadar devam eden aydın- halk yabancılaşmasını, milletle devlet arasındaki problemli doğuruyor, toplumsal yarılmalara yol açıyordu. Yenileşme ile başkalaşma arasındaki farklar sık sık belirsizleşiyor atılan her adım ciddi sosyal ve siyasi maliyetler getiriyor, kendinden ve kendi köklerinden beslenen bir yenilenme gerçekleştirilemiyordu.
Korkuyla umut, ataletle hamle çabası, teslimiyetle yiğitçe direniş, çözülüşle yeniden toparlanış aynı anda ve çok zaman kolkola denecek kadar birbirine yakın duruyordu.
Avrupa ülkelerinin Osmanlıyı tasfiyesi politikası bütün hızıyla ve kararlılığı ile devam ediyordu.
Daha Akif 6 yaşında iken Ruslar İstanbul’a kadar ilerliyor Ayestefanos Abidesini dikiyordu. Yine 5 yaşında iken Abdulhamid, Meclis-i Mebusan’ı kapatıyor, devletin ve milletin varlığını korumak için politik dehasına ve çoküş endişesinin yarattığı bir haleti ruhiyeyle baskıcı bir politikaya yöneliyordu.
Babası Fatih Medresesi müderris ve mücizlerinden (icazet veren) İpek& ...


Gönderen YÜKSEL YALÇIN, Pazar, 28 Aralık 2008 18:57 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Haber
ORTADOĞUDA VAHŞET.. KATLİAM

DÜNYA BARIŞININ  BELASI İSRAİL...
Filistine yaptığı bombalı saldırısı ile 250 civarında Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail her zamanki gibi katliam ve vahşet konusunda dünyadaki bir numaralı yerini korudu..... 

AŞAĞILIKLAR..
Amerikanın teknik,poltik ve lojistik desteği ile Filistinli masumların üzerine kan ve ölüm yağdıran İsrail acımasız yüzünü bir kez daha gösterdi.Sivil halk üzerine atılan bombalar 250 den hazla Filistinlinin parçalanarak can vermesine sebep oldu.Haber fotoğrafları gördükçe insanın içi acıyor.
İNSAN MUKADDES BİR VARLIK..BİR EMANET..
Güçlünün zayıfı katlederek yoketmesi hiçbir akli görüşle açıklanamz izah edilemez.Bu ifadelerimiz Filistinlilerin sadece müslüman   oluşuyla ilgili de değil.İnsan olanın hazmedemeyeceği bir vakıa.Çoluk çocuk demeden masum genç dinlemeden ölüm kusan bir anlayış nasıl taraf bulur akıl almaz..İnsan bu, mukaddes bir emanet.Bunlar nasıl bir din devleti? İnsanların öldürülmesi üzerine bir din kuralı, dünya insanlık tarihi boyunca sadece bunlarda var galiba.Aynı katliamı Lübnan da yaptılar.Bir haftada bin beşyüz  kişiyi katledip geri döndüler.Sonrasında, dünyanın gıkı çıkmadı.Ertesi gün ticaretleri devam etti.Ülkeler arası diplomasiler hiçbirşey yokmuş gibi yaşandı..İsraile ihale verenler ticari işbirliklerine devam ettiler. 
 Birleşmiş Milletler bu tip vahşetler karşısında ne zaman birleşecek bu ayrı bilmece.Avrupa Birliği ha keza öyle..Sadece kınama mesajları TV haberlerini süslüyor.Siz ULUSLARARASI KINAMA ÖRGÜTÜMÜSÜNÜZ? ben de oturduğum yerden kınıyorum..Bu yazı da onun için zaten.Bu kurumların gerçek görevi nedir?Sözde uluslararası barış örgütleri bunlar halbu ki perde arkasında iktisadi tabanlı siyasal oluşumlar,  her zaman ki gibi KAPİTALİZMİN EMEK ERLERİ KENDİ MENFEATLERİ KONULU piyeslerini oynuyorlar..
Avrupanın göbeğide Bosna mezaliminde sesleri çıkmadı.. Çıktı tabii, adamlar katletmekten yorulduktan sonra..Irak'ın başına gelenler belli..Afgan zaten 50 yıldır iflah olmadı..Baktığınızda  haçlı seferleri ile başlayan süreç 21. yy da tüm açıklığı ile orjinalliğini koruyor.Öyle , soğuk savaşlar bitti, teknoloji devri, bilgi toplumu falan yoook !..Bilgi de teknoloji de maalesef bunlar mazlumları ve zayıfları yoketmek için üretiyorlar..
NE YAPMAK LAZIM !...
Zalimler karşısında susan dil, şeytandır..Okumak-dinlemek,Öğremek-Anlamak,Anlatmak-Dinletmek.. ve SES GETİRMEK.Bilgi ve teknolojiyi hayatta kalmak, savunmak için elde etmek gerekir.Yeni neslin ileride hayatta kalması ...

Gönderen YÜKSEL YALÇIN, Pazar, 28 Aralık 2008 03:29 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyuru
BERNA BİLDİK: ÇEVRE YÜKSEK MÜHENDİSİ

Yeni Üyemiz: Berna Bildik, Gümüşhane merkezden.. Çevre Yüksek Mühendisi..TSE de Kalite Sistem Belgelendirme bölümünde denetçi olarak görev yapıyor.. Bugün firmamızın (Öztiryakiler A.Ş.)  denetimine geldiğinde tanışmış olduk.TSE ye yolu veya işi :) düşen meslekdaşlarımıza duyurulur..

GÜMÜP  

...

Gönderen YÜKSEL, Perşembe, 25 Aralık 2008 17:49 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyuru
ÖZÜR DİLEMEK Mİ?

 ÖZÜR KONUSUNDA GELDİĞİMİZ NOKTAYI ORHAN PAMUK'A BORÇLUYUZ...

Kokuşmuş bir konuya çomak sokmayı yakıştıramazsak da bu kaleme,  iğrene iğrene de olsa yazmak geldi içimden.Tarihini bilmeyen etrafına baktığında kartpostal görür. Onun için neler verildiğini bilmeyenler fotoğraf diye yorumlar..Doğa harikası der, geçer.. Ancak uğrunda verilenlerin farkında olanlar, bu topraklara vatan gözüyle bakabilir.Yoksa, gerçekten Leyla çok güzel bir kız değildi, Mecnundan başkasına..Herkes biryerlere bakabilir, ancak gözün ne gördüğü önemlidir.
 Göz vardır  bakar, uğruna aç susuz canını veren tarih görür, atasını ceddini görmemiş körpe bebelerin öldürülüşünü görür, anadoluda toplu köy mezarlarını  görür.Göz vardır, nobel ödülü görecek diye bir milyon ermeniyi öldürdüğünü yazar.Göz var sadakat ehlidir, göz var ihanet ehlidir.
..........

Ben tarihten özür diliyorum..
Hesap soracak yerde mağduru oynayanların, asil bir milletin abidesini tartışmaya açanlarla aynı zaman dilimini yaşayan biri olduğumdan tarihten özür diliyorum.Ben, Türk köylerinde katledilen annelerden,bacılardan, bebelerden,  konuşulanlar karşısında sadece yazabildiğim için özür diliyorum.Ben, tarihini bilmeden, şöhret adına tarihdeki onurlara çamur atanlar adına özür diliyorum.
Ben aslına ihanet edenlerin marka olduğu bir dönemde yaşadığım için, bizler için mücadele eden onur erlerinden özür diliyorum.
.....
Bir delinin kuyuya taş atmasına benzetip, kuyuyu zorlayanların kırkbinleri bulduğu gündemin daniskasına soğukkanlılığımı koruyarak iki çift mesajım var..
5-6 asırdır bu topraklarda yaşayan Ermeniler var.İçlerinde tanıdıklarımız dostlarımız var.Bu ülkeye vergi veren, askerlik yapmış bu ülkenin vatandaşı, Çanakkalede bu ülke için savaşmış Ermeniler de var. Ermeni ile Ermeniciliği ayırmak gerek.Ermeni olma, Ermeni doğma ile başlayan bir süreç olup, Bulgar doğma-Bulgar olma,Rus doğma-Rus olma,Arap doğma-Arap olma gibi tabii bir hadisedir.Ancak,  Ermeni katliamlarını tasvip etme veya o katliamların günümüzdeki şubelerine yaranmak isteyenlere, bayağılaşan onur özürlülerin gündem maymunluğu yapmaları  ayrı bir hadise.. 
Aynı mevzu, kürtler içinde geçerlidir.Problem kürt değil kürtçülüktür.Problemin adı, "kürt sorunu" değil kürtçülük sorunu dur ki, bu sorunun kaynakları da besicileri,  de bellidir.İfade ...


Gönderen YÜKSEL, Perşembe, 25 Aralık 2008 17:40 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
Yorumlar
Haber Yorum Gönderen Tarih Toplam
MMO SEÇİMLERİ MESLEK... Çok teşekkür ediyoru... elektra61 04 Şbt 2008 1
MEMLEKETİN DAĞI TAŞI HEY GİDİ GÜNLER HEY.... elektra61 14 Ock 2008 2
MEMLEKETİN DAĞI TAŞI MEMLEKETİMLE İLGİLİ ... ali vasfi 07 Eyl 2006 2
 
Gümüşhane Sayfalarında Arama
 
Online Olanlar
 1 Online kullanıcı: 1  Ziyaretçi, 0  Bilinmeyen, 0  Üye
Portal Ziyaretçi
Forum
Günlük
Resim Galerisi
Ziyaretçi Defteri
İndir
Haberler
Sohbet
Favori Site
Köşe Yazıları
  Kim Nerede
 
 


MKPortal M1.1 Rc1 ©2003-2005 All rights reserved
Bu safya 0.04275 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu