Dünyada küresel ısınmaya neden olan karbon emisyonunun 20%’den fazlası ulaşım sistemlerindeki enerji tüketiminden kaynaklanıyor. Arabaların tamamında kullanılan içten yanmalı motor teknolojisi bu oranda en büyük paya sahip etkendir.

Ülkemizde araç mülkiyeti sayısının nüfusa oranı %15 seviyelerinde olup, bu rakam gelişmiş ülkelere göre oldukça düşük durumdadır. Hem iç pazardaki bu büyük potansiyel, hem de Kyoto Protokolü ile CO2 emisyonlarının belirlenen sınırlara düşürülmesi zorunluluğu yeni ve daha çevreci bir teknoloji olan elektrikli araçları ülkemiz kalkınma planı içerisine de dâhil etmiştir.
Elektrikli araçların Türkiye’de yaygınlaşabilmesi için öncelikle mevcut alt yapının değiştirilmesi ve şarj istasyonlarının araç satışlarına başlanmadan önce yeterli sayıda oluşturulması gerekmektedir. Konuya ilişkin enerji sektörünün önde gelen firmaları öncelikli olarak Marmara Bölgesi ve büyük şehirlerde 1000’e yakın akıllı şarj istasyonu kurmayı planlamaktadır. 2020 yılında Türkiye araç parkının %19’unu elektrikli araçların oluşturacağı ve Türkiye’deki Elektrikli Araç sayısının 4 milyonu aşacağı öngörülmektedir.
Elektrikli araç en basit anlatımla içten yanmalı bir motor yerine elektrikli motor kullanan araçlara verilen isimdir. Elektrikli araçlarda, akülerde depolanan elektrik enerjisinin motor vasıtasıyla mekanik enerjiye çevrilmesiyle hareket sağlanır. Vites kutusu gibi mekanik aksamların aradan çıkarıldığı bu yeni nesil araçlarda genellikle lityum-iyon aküler kullanılmaktadır. Son derece sessizdirler ve CO2 emisyonu oluşumuna yol açmazlar.
Verimlilikleri her geçen gün artan elektrikli araçlar artık minivandan spora, normal binek arabadan elektrikli bisikletlere kadar değişik boyut ve stillerde üretilmektedir. Günümüzde 100 km/h hıza 4 saniyede ulaşabilen, tam dolu şarjla 350 km’ ye kadar yol alabilen elektrikli araçlar üretilmeye başlanmıştır.
Elektrikli Araçların Avantajları:
Elektrikli Araçların Dezavantajları:
1. Enerji depolama teknolojisi henüz istenen seviyede olmadığı için araçla sık aralıklarla şarj edilmek zorundadır.
2. Şarj etme süresi kısaldıkça akü ömrü bundan olumsuz etkilenmektedir.
3. Elektrik enerjisi talebinin her araç için yıllık 5 MW’lık artışa yol açacağı öngörülmektedir. Mevcut elektrik altyapımızın bu talebi karşılamaya yeteceği sağlıklı bir şekilde etüt edilmelidir.
4. Elektrikli araç konusunda yasal mevzuat ve yönetmelik eksiklikleri bulunmaktadır. Trafiğe çıkacak elektrikli araçların neye göre ruhsatlandırılacağı, hangi tip araç sınıfına göre vergilendirileceği henüz netlik kazanmamıştır.
Elektrik motoruna sahip bir aracın 100 km’lik yol kat etmesi durumunda;

Elektrik Tarifesine Göre Araç Sarfiyatı:

100 km yol yapan bir elektrikli araç için elektrik sarfiyatı:
· Çok zamanlı tarife için:
Gündüz : 4,8 TL
Puant : 9,1 TL
Gece : 3,9 TL
Tablo 7: Elektrikli Araçların Tasarruf Oranları - Kaynak: Belfast Elektrik (USA)
Elektrikli araçlar kullanıcılarının günlük faaliyetlerine göre değişik mekânlarda şarj olanağı sağlamaktadır. Elektrikli araç kullanıcısı dilediği takdirde aracını;
Elektrikli araçlar için yurtdışı uygulamalarda genel olarak 3 farklı şarj ünitesi geliştirilmiştir. Bunlar yavaş, normal ve hızlı şarj üniteleridir:
v Yavaş Şarj Ünitesi: Genelde 120 V çıkışı olan, akım değeri 10 A ile sınırlandırılmış ve şarj süresi 8-14 saat arasında değişen ünitelerdir. Bu üniteler ev ve ofislerde kullanılabilir.
v Normal Şarj Ünitesi: En çok kullanılan şarj ünitesi olup genelde 240 V civarı çıkışlı, 32-40 A’lik akım değerine sahiptir ve araçları 4-8 saat arasında şarj edebilmektedir.
v Hızlı Şarj Ünitesi: Bu üniteler yüksek voltajda çalışan ve 10-20 dakika arasında şarj yapabilen türlerdir. Özel şarj istasyonları, otoparklardaki özel hızlı şarj alanları için ideal olan ünitelerdir.
Hasan PEZÜK
GÜMÜP
Elektrik-Elektronik Komisyon Başkanı
Yorumlar
Hayırlı günler dilerim.